Amelimizin İyi Olduğunu Nasıl Anlarız?
Herkesin hayatında bir dönem, yaptığı işlerin gerçekten değerli olup olmadığını sorguladığı anlar olur. Benim de öyle anlarım oluyor. Özellikle gündüzleri ofiste masa başında çalışırken, akşamları blog yazarken bazen kendi kendime soruyorum: “Amelim iyi mi?” Ama bu soruyu sadece iş hayatımda değil, günlük hayatımda da soruyorum. Yani işin içine vicdan girdiğinde, “Amelimizin iyi olduğunu nasıl anlarız?” sorusu karşımıza çıkıyor. Aslında bu soruya vereceğimiz cevap, sadece yaptığımız işler değil, nasıl bir insan olduğumuzu da ortaya koyuyor.
Geçmişten Bugüne: İyi Amel Anlayışı Nasıl Değişti?
Eskiden, bir işin “iyi” olup olmadığını anlamak çok daha basitti. “İyi” demek, çoğu zaman bir işin doğrudan maddi karşılığını almanız demekti. Yani, örneğin tarla işçisi, elini taşın altına koymuş, sabah akşam çalışmış ve bunun karşılığında ekmeğini kazanıyordu. İyi iş yapmak, sadece “fazla çalışmak” anlamına geliyordu. Peki ya bugün? Her şeyin değiştiği, her şeyin hızlandığı, her şeyin çok daha karmaşık hale geldiği bu dünyada, aynı soruyu sormak ne kadar anlamlı?
Şimdi düşünüyorum da, ofiste geçirdiğim saatler ve akşamları yazmaya başladığım blog yazıları arasında bir fark var mı? İkisi de sonuçta bir “amel” ama biri benim günümü kazanmak için yaptığım, diğeri ise içimi dökmek için yaptığım bir şey. Ama acaba hangisi daha “iyi”? Bugün, bir işin “iyi” olup olmadığını sadece maddi karşılığıyla değil, bir işin etki alanı ve yaratacağı değişimle de değerlendirmeye başladık. Mesela, bir zamanlar ne kadar çok satış yapıldığı önemliyken, şimdi bu satışların topluma ne gibi faydalar sağladığı daha önemli hale geldi.
İyi Amel: Nedir Bu?
Şimdi diyelim ki, “Amelim iyi mi?” diye düşünüyorum. Bu sorunun yanıtı neye dayanır? Belki de cevabın temelinde “gönül rahatlığı” yatıyor. Eğer yaptığın işin sana huzur verdiyse, senin ya da başkalarının hayatında bir değişim yarattıysa, o iş iyi bir iştir. Ama işin içinde biraz daha derin düşünmemiz gerekebilir. Kendi işimde bazen çok fazla kaygı duyuyorum. Yapacağım yazının, yazının değerini okuyacak insanlar ne kadar takdir eder? Yani, sadece işin sonunda elde edilen sonuç mu önemli? Yoksa, o süreç içinde hissettiklerimiz ve yaptığımızın insanlara ne kadar fayda sağladığı mı?
Amelin İyi Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?
Gerçekten bu sorunun yanıtı zor. Kimi zaman kendi işimde, bir yazıyı bitirip yayına aldığımda mutlu oluyorum. Ama sonra bir arkadaşım “Vay be, gerçekten çok güzel olmuş” dediğinde, birden bir huzur geliyor içime. Çünkü o yazı, sadece bilgisayar başında geçirilen saatlerden ibaret değil, birileriyle paylaşılan bir deneyim, bir anlam taşıyor. O zaman amelin gerçekten “iyi” olduğunu hissediyorum. Ama daha da ilginci, bazen başkalarına yardım ettiğimde de aynı hissiyatı yaşıyorum. Hani birine yardım ediyorsunuz, ona iyi bir şey söylüyorsunuz, belki de küçük bir iyilik yapıyorsunuz; işte o an da aynı “iyi amel” duygusunu hissediyorum. Peki, bu bir tesadüf mü?
İyi Amel ve Toplumsal Etkiler
Toplumsal açıdan bakıldığında, iyi amel demek sadece kişisel huzur değil, aynı zamanda toplumda yaratılacak etkiyle de ilgilidir. Bu noktada, işimizin ya da amelimizi yaparken göz önünde bulundurmamız gereken önemli bir kavram var: “Sosyal sorumluluk.” Ofiste ya da günlük yaşamda yaptığımız her şeyin, topluma olan etkisini göz önünde bulundurduğumuzda, aslında işler biraz daha farklılaşabilir. Hadi gelin, sokaktan bir örnek vereyim:
Bir gün sabah işe giderken, işe geç kaldım. Yolculukta sağımda bir yaşlı amca, elinde poşetle yürüyordu. Üzerinde eski, yıpranmış bir palto vardı. Benim elimde ise kahvem ve telefonum. İçimden “Yavaş git, amcaya yardım et,” diye bir ses gelse de, telaş içinde yoluma devam ettim. O an, acaba işimin “iyi” olduğunu neye göre değerlendirdim? Hızla işime gitmek mi? Yoksa, belki de o yaşlı amcaya yardım etmek, onun yüzündeki teşekkür dolu bakışı görmek mi daha anlamlıydı?
İyi Amelin Günlük Hayatta Yeri
Günlük hayatta da, küçük şeyler aslında büyük farklar yaratabilir. Bir arkadaşınıza yaptığınız bir iyilik, başkalarına gösterdiğiniz hoşgörü, çalışma arkadaşlarınıza verdiğiniz destek, hepsi aslında amelin ne kadar “iyi” olduğunu gösteriyor. Benim için, bir işin iyi olması, önce iç huzurunu sağlamaktır. Eğer bir iş, seni mutlu etmiyor, içini doldurmuyorsa, ne kadar kazanç sağlarsan sağla, o işin gerçekten “iyi” olduğuna inanamayabilirsin. Kendi işimi düşündüğümde, gerçekten yazı yazarken ne kadar zevk alırsam, o yazı da o kadar anlamlı oluyor. Bunu bir işte ya da başka bir alanda yapan kişiler de var. Ama bazen, işin sonunda kazanılan şeyler, “iyi” olduğunu anlamamıza yardımcı olmuyor. Çünkü gerçekten önemli olan şey, o işin seni ne kadar tatmin ettiği ve başkalarına ne kadar değer kattığıdır.
Sonuç: İyi Amel İçin İpuçları
Amelimizi iyi yapıp yapmadığımızı anlamak gerçekten de zor bir soru. Ama bildiğim bir şey var: Eğer yaptığın işte içinden geldiği gibi hareket ediyorsan, karşındaki kişiye faydalı oluyorsan ve bir şekilde dünyaya küçük de olsa pozitif bir etki bırakıyorsan, amelin iyi demektir. Ama tabii, bu iyi amelin anlamı herkes için farklı olabilir. Birine iyi bir yazı yazmak, başkasına yardım etmek, bazen de kendine karşı dürüst olmak “iyi amel”in tanımını oluşturuyor. Zaten, hayat bu kadar farklı ve çeşitliyken, herkesin yolculuğu da farklı. Herkesin “iyi” olduğunu düşündüğü şeyler de değişiyor. Bu yüzden, her gün kendimize şu soruyu sormalıyız: “Amelim iyi mi?” Ve cevabı bulduğumuzda, içimizde bir huzur oluşacak.