İçeriğe geç

Mıhlama malzemeleri nelerdir ?

Mıhlama Malzemeleri Nelerdir? Ankara’da Bir Pazar Sabahı Başlayan Hikâye

Opm olarak bu yazımızda “Mıhlama malzemeleri nelerdir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!

Ankara’da yaşayan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu şehir insanı kahvaltıya düşkün yapıyor. Belki ayazından, belki gri sabahlarından… Ama özellikle hafta sonları güzel bir kahvaltı fikri burada küçük bir mutluluk biçimi gibi yaşanıyor. Ben de 25 yaşında, ekonomi okumuş ve günün büyük kısmını tablolarla, verilerle uğraşarak geçiren biri olarak bazen kendimi ilginç bir noktada buluyorum. Gündüz enflasyon raporlarına bakıyorum, akşam eve gelip tereyağında eriyen peynir videosu izliyorum.

Garip ama gerçek.

Geçen kış bir pazar sabahı bunu çok net hissettim. Dışarıda ince ince kar yağıyordu. Çankaya’daki küçük evimin camı buğulanmıştı. Bilgisayarım hâlâ açıktı çünkü gece geç saate kadar TÜİK verilerine bakmıştım. Gıda fiyatlarındaki değişimleri incelerken bir anda çocukluğum geldi aklıma. Özellikle de Karadenizli komşumuzun yaptığı mıhlama.

O an fark ettim ki insan bazen sadece bir yemeği değil, o yemeğin etrafındaki duyguyu özlüyor.

Mıhlama Malzemeleri Nelerdir? Aslında Cevap Biraz Duygusal

İnternette “Mıhlama malzemeleri nelerdir?” diye aratınca genelde kısa listeler çıkıyor: tereyağı, mısır unu, peynir ve su.

Ama işin gerçeği bu kadar basit değil.

Çünkü mıhlama biraz hafıza gibi bir şey. İçindeki malzeme kadar, onu kiminle yediğin de önemli. Ben bunu ilk kez çocukken anladım.

Bizim alt katta oturan Nermin teyze Trabzonluydu. Kış sabahları bütün apartmanı tereyağı kokusu sarardı. Annem bazen “Yine mıhlama yapıyor,” derdi gülerek. O zamanlar kokunun neden insanı bu kadar mutlu ettiğini anlayamazdım.

Şimdi anlıyorum.

Çünkü bazı kokular güven hissi veriyor.

Gerçek Bir Mıhlama İçin Kullanılan Temel Malzemeler

Mıhlama malzemeleri nelerdir sorusunun temel cevabı aslında oldukça sade:

Tereyağı

Mısır unu

Kolot peyniri ya da telli peynir

Su

Bir miktar tuz

Ama bu malzemelerin kalitesi her şeyi değiştiriyor.

Özellikle tereyağı konusu ciddi mesele. Geçen yıl okuduğum bir tarım raporunda Türkiye’de kişi başı tereyağı tüketiminin son yıllarda dalgalandığını görmüştüm. Artan maliyetler yüzünden insanlar daha ucuz alternatiflere yöneliyor. Ama iş mıhlamaya gelince insanlar hâlâ gerçek tereyağından vazgeçmiyor.

Haklılar da.

Çünkü margarinle yapılan şey başka bir yemek oluyor.

Ben bunu ilk iş hayatıma başladığım yıl anlamıştım.

Kurumsal Hayat ve Eksik Kahvaltılar

Üniversiteden mezun olduktan sonra Ankara’da bir danışmanlık şirketinde işe girdim. Plaza hayatını ilk başta heyecan verici sanıyordum. Cam binalar, takım elbiseler, kahve makineleri falan… Ama birkaç ay sonra insanların sürekli yorgun göründüğünü fark ettim.

Bir pazartesi sabahı toplantıya girmeden önce ofisin mutfağında kahvaltı yapıyorduk. Herkes elindeki poğaçayı aceleyle yiyordu. Kimsenin tad aldığı yoktu.

Yan masadaki Murat abi bir anda şöyle dedi:

“Var ya şöyle uzayan peynirli bir mıhlama olsa şimdi…”

Bir anda herkesin yüzü değişti.

Gerçekten ilginçti. Ekonomi konuşan, sunum yetiştiren insanlar bir anda çocuk gibi heyecanlandı.

Çünkü bazı yemekler insanın zihninde sadece yemek olarak durmuyor. Aidiyet hissi gibi bir şey taşıyor.

O gün eve dönerken markete uğrayıp mıhlama malzemeleri aldım.

Mıhlama Malzemeleri Nelerdir Diye Sorunca Asıl Konu Peynirde Başlıyor

Bence mıhlamanın ruhu peynirde saklı.

Karadeniz’den gelen gerçek kolot peyniri bulduğunuzda bunu anlıyorsunuz. O uzama kıvamı başka hiçbir peynirde tam olarak olmuyor.

Ankara’da bunu bulmak bazen zor. Özellikle son birkaç yılda şarküteri fiyatları inanılmaz arttı. Geçen ay Bahçelievler’deki bir gurme dükkânda küçük bir kolot peynirinin fiyatına bakınca uzun süre etiketi elimde tuttum.

Ekonomi okuyan biri olduğum için istemsizce hesap yapıyorum tabii.

Süt üretim maliyetleri artıyor, yem fiyatları yükseliyor, nakliye zaten ayrı mesele… Sonra bu zincir dönüp sofraya geliyor.

Ama yine de insanlar özel günlerde mıhlama yapmayı bırakmıyor.

Bence bu çok şey anlatıyor.

Çünkü ekonomik kriz dönemlerinde bile insanlar kendilerine küçük mutluluk alanları yaratmaya çalışıyor.

Annemin “Az Peynir Koyma” Uyarısı

İlk kez tek başıma mıhlama yapmaya çalıştığım günü hiç unutmuyorum. Tavaya tereyağını koydum, mısır ununu kavurdum. Her şey güzel gidiyordu.

Ama peynir konusunda cimrilik yaptım.

Öğrenci psikolojisi hâlâ üstümdeydi galiba.

Annem görüntülü aramada tavaya baktıktan sonra direkt şunu söyledi:

“O peynirle mıhlama olmaz.”

Gerçekten olmazmış.

Çünkü mıhlama biraz cömertlik istiyor.

Zaten güzel sofraların çoğu biraz cömert insan işi gibi geliyor bana.

Ankara’da Kış Akşamları ve Mıhlama Özlemi

Ankara’nın kışı insanı eve kapatıyor. Özellikle akşam altıdan sonra hava öyle hızlı kararıyor ki bazen gün hiç başlamamış gibi hissediyorsun.

Geçenlerde işten çıkıp Kızılay metrosundan yürüyerek eve dönerken inanılmaz yorulduğumu hissettim. Kulaklığımda eski bir şarkı çalıyordu. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyordu.

O sırada burnuma uzaktan tereyağı kokusu geldi.

Muhtemelen bir kafeden.

Bir anda bütün yorgunluğum değişti. İnsan beyni gerçekten tuhaf çalışıyor. Bir koku seni yıllar öncesine götürebiliyor.

Eve gider gitmez mıhlama yaptım.

Tavada tereyağı erirken çıkan sesi dinledim bir süre. Sonra mısır ununu ekledim. O kavrulmuş koku bütün mutfağı sardığında içimde garip bir huzur oldu.

Belki kulağa fazla duygusal geliyor ama bazı yemekler insanı gerçekten sakinleştiriyor.

Mıhlama Malzemeleri Nelerdir ve Neden Herkes Farklı Yapıyor?

Bu konuda en ilginç şeylerden biri herkesin kendi tarifinin doğru olduğunu düşünmesi.

Trabzonlular başka söylüyor.

Rizeliler başka.

Kimi süt koyuyor, kimi asla koymuyor.

Kimisi sadece kolot kullanıyor, kimisi kaşar karıştırıyor.

Aslında bunun ekonomik ve kültürel bir tarafı da var. Çünkü yemek tarifleri çoğu zaman insanların erişebildiği malzemelere göre şekilleniyor.

Mesela benim çocukluğumda bazı ürünler bugünkü kadar pahalı değildi. Şimdi insanlar alternatif üretmeye çalışıyor.

Bir arkadaşım geçen gün lor peyniriyle mıhlama yaptığını söyledi.

Şaşırdım ama yargılayamadım.

Çünkü market fiyatlarını görünce insan bazen sadece elindekilerle mutlu olmaya çalışıyor.

Verilerle Mutfak Arasında Garip Bir Bağ Var

Ekonomi okumanın kötü tarafı şu: markete bile akademik gözle bakıyorsun.

Geçenlerde zincir markette tereyağı fiyatlarını incelerken istemsizce geçen yılın rakamlarıyla karşılaştırma yaptım.

Sonra kendime şunu sordum:

“Neden insanlar hâlâ bu kadar pahalı olmasına rağmen gerçek tereyağı almaya çalışıyor?”

Cevabı aslında çok insani.

Çünkü bazı tatların sahtesi olmuyor.

Mıhlama da bunlardan biri.

İnsanlar bazen sadece doymak istemiyor. Bir şey hissetmek istiyor.

Bir Arkadaş Sofrasında Öğrendiğim Şey

Geçen ay üniversiteden arkadaşlarla toplandık. Hepimiz farklı yerlere savrulmuşuz artık. Birimiz bankacı olmuş, biri yazılımcı, biri yurt dışına taşınmayı düşünüyor.

Ama masaya mıhlama geldiği anda herkes sustu.

Gerçekten.

Sadece ekmeği koparıp uzayan peynire bakıyorduk.

Sonra Berk gülerek şöyle dedi:

“Olum biz yaşlanmışız lan.”

Herkes güldü ama içinde hafif bir hüzün vardı.

Çünkü büyümek biraz da eski sofraları özlemek demek galiba.

Mıhlama Yaparken En Kritik Nokta

Bence en kritik mesele acele etmemek.

Mısır unu yavaş kavrulmalı.

Tereyağı yanmamalı.

Peynir sabırla erimeli.

Modern hayatın en büyük problemi bu zaten. Her şeyi hızlandırmaya çalışıyoruz.

Ama güzel şeyler bazen yavaş oluyor.

Ben bunu en çok yemek yaparken hissediyorum.

Özellikle kötü bir gün geçirdiysem.

Tavada eriyen tereyağını izlemek bile terapi gibi geliyor.

Mıhlama Malzemeleri Nelerdir Sorusunun Gerçek Cevabı

Evet, teknik olarak cevap belli:

Tereyağı, mısır unu, peynir ve su.

Ama bana sorarsan başka şeyler de gerekiyor.

Biraz sabır.

Biraz özlem.

Biraz çocukluk hatırası.

Biraz da yanında oturacak insan.

Çünkü tek başına yenilen mıhlama bile insana birilerini hatırlatıyor.

Ben hâlâ her mıhlama yaptığımda çocukluğumdaki apartmanı düşünüyorum. Camları buğulu mutfakları, kış sabahlarını, annemin sesini…

Ve sanırım bu yüzden o uzayan peynir sadece peynir gibi gelmiyor bana.

Bir yere ait hissetmek gibi geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://kagforum.com https://alserinsaat.com.tr https://ucuzeticaret.com.tr Sitemap
ilbet giriş yap